Haber Detayı
24 Ocak 2018 - Çarşamba 15:24 Bu haber 4190 kez okundu
 
ENGELLİLER ÜZERİNE
Batman Zihinsel Engellileri Eğitim ve Koruma Derneği Başkanı Abdullah Gezici ile engeli hakları, yaşadıkları sorunları ve gündelik yaşamlarındaki gelişmeleri konuştuk. Siz değerli okuyucularıma Batman Zihinsel Engellileri Eğitim ve Koruma Derneği Başkanı Abdullah Gezici ile engelliler üzerine konuştuğumuz röportajı paylaşmak istiyorum.
GÜNDEM Haberi
ENGELLİLER ÜZERİNE

 

BİZE ENGELLİ KAVRAMINI TANIMLAYABİLİR MİSİNİZ?

Engellilik doğuştan ya da sonradan vücudunun belli bir uzvunu kaybetmiş insanlar için kullanılan bir kelimedir. Bizi sağlıklı bireylerden ayıran tarafta budur. Yani doğuştan trafik kazası, savaşlar, malum mayınlar sonucu vücudunun bir parçasını kaybeden sağlık tebliği ile beraber yüzde kırk rapor alan kimselere engelli vatandaş diyoruz. Fakat son yıllarda süreğen hastalık diye adlandırdığımız hastalıklarda engellilik içine girmeye başladı. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı,  kalp yetmezliği yüzde 40 üzeri olunca engellilerin haklarından yararlanabiliyorlar.

ENGELLİ HAKLARI NELERDİR?

Aslında engelli hakları cumhuriyet tarihinden bu yana ülkemizin temel sıkıntısı fakat doksanlı yıllarla beraber engellilik ön plana çıkmaya başladı. O döneme kadar da herhangi bir hak, anayasal düzenleme, yönetmelik yani hiçbir şey yoktu. Sadece 2022 yasa çerçevesinde engelliler ve yaşlıların almış olduğu üç aylık maaşlar vardı. Fakat 2005 yılından itibaren bu alanda gerçekten ihtiyaca cevap vermese de, yetersiz dahi olsa bir yasamız olmaya başladı. İşte bu yasa da engellilerin istihdam, eğitim, sağlık, ulaşım gibi hakları 2005 de çıkan yasa ile beraber yasallaşmış oldu. En azından engelliler bu ülkede var ve bunlarla ilgili düzenlemeler yapılacak anlamında bir yasa çıktı.

 

BİZE BEDENSEL ENGELLİ BİR İNSANIN BİR GÜN İÇERİSİNDE NELER YAPTIĞINI ANLATABİLİR MİSİNİZ?

Biz her zaman şunu söyleriz; sağlıklı bir birey nasıl yaşıyorsa engelli bir birey de öyle yaşar yani kendimizi engelliler olarak hiç bir zaman toplumdan soyutlamadık. Bunun yapılmasına da karşıyız. Mesela bir engelli vatandaş işi varsa her sağlıklı vatandaş gibi o da sabah kalkıp işine gidiyor ama burada önümüze çıkan sıkıntı nedir diye soracak olursanız söyleyeyim mimari engeller. Sizin yolda yürürken hiç gözünüze ilişmeyen küçük tümsekler bizim için bir dağ gibi görünüyor. Bizim hayatımızı bunlar olumsuz etkiliyor. Siz çocuğunuzla bir AVM ye girebiliyorsunuz ama biz giremiyoruz. Yani bizim yaşamımızda çok farklı bir yaşam değildir sadece yaşamımızı engelleyen faktörler vardır.

PEKİ BİZ ENGELLİ İNSANLARA NE KADAR ENGEL OLUYORUZ?

Biz zaten topluma; ‘ asıl engel kim’, ‘ engelli kim’ diye soruyoruz. ‘Beni görmüyorsan, beni işitmiyorsan asıl engelli kim’ diye sloganlarımız var. Bu noktada şunu söylüyoruz. Çok küçük bir kaldırım vardır. Ben yalnız geçeceğim zaman geçemiyorum. Oysaki sizin gözünüz ilişmiyor bile. Bu yüzden düzenleme ihtiyacı bile hmiyorsunuz. Biz bunların düzeltilmesini istiyoruz. Mesela su faturamı sağlıklı bir birey gibi gidip yatırabileyim ya da insanların bize acıma duygusu ile bakması da bir sorun.  Biz acınacak insanlar değiliz oysaki. Biz siyasette de eğitimde de her alanda varız. Toplumdan ayrışmak istemiyoruz. Mesela yöneticiler iyi niyetle söylüyorlar sizin için bir park yapalım yahut cafe ama biz o tarz bir şey istemiyoruz çünkü bu şekilde toplumdan soyutlanırız. Bunu da şu şekilde giderebiliriz; rampa, basit bir asansör sistemi çok şey çözer.

 

REHABİLİTASYON MERKEZLERİNİN FAALİYETLERİ NELERDİR?

Buradaki amaç fiziksel engelli bireylere fizyoterapist eşliğinde egzersiz yaptırmak güçsüz kaslarını güçlü hala getirmek; Görme engelliler için  bireysel yaşama, kör bastonu kullanmak gibi eğitimler vermek. Zihin grubunun tuvalet, yemek yeme; hafif düzeydekiler için mesela parayı tanıma, bağımsız yaşayabilme gibi temel ihtiyaçları karşılamaktadır. Ama maalesef günümüzde bu kurumlar olaya tamamen ticari amaçla bakmaktadır.bu eğitimlerin hiçbirini vermemek, sadece kağıt üstünde göstermek gibi bir takım şeyler yapılmakta. Bu büyük sıkıntı. İlimizde otuzun üzerinde özel eğitim kurumu var.  Fakat bakıyorsunuz eğitim yok ama özel eğitim bir engelli için olmazsa olmazdır.

PEKİ BU EĞİTİMLER SONUCUNDA NASIL İLERLEMELER GÖZLEMLİYORSUNUZ?

Mesela zihinsel engelli bir kişi için konuşacak olursak baktığınızda bu insanda fiziken  hiçbir engel görmezsiniz ama mesela bir alışveriş yapacak olursa parayı bilmiyordur. Özel eğitimde bunun eğitimi verilir. Tuvalet ihtiyacını nasıl karşılayacağına dair eğitim verilir nasıl giyineceği konusunda yine. Bu anlamda da ailelerin işlerini kolaylaştıracak müthiş ilerlemeler bireylerde gözlemlenir. Bunun örnekleri çok fazla vardır ilimizde de ülkemizde de.

-Ben mesela 3 aralık dünya engeliler gününde vali beyinde katıldığı programda bir şey düşündüm. Garsonlara önceden çorba servisini yaparken ışıkları söndürmelerini rica ettim. Işıklar kapandı ve ben mikrofonu aldım. Sizden ricam görme engelli insanlarımız için empati yapalım ve çorbaları karanlıkta içelim. Herkes birden homurdanmaya başladı karanlıkta nasıl içelim diye. Mesela görme engeliler bastonu bir eğitim sonucunda kullanırlar. Özel eğitim gerekli.

ENGELLİLERE KARŞI ŞİDDET HABERLERİ İÇİN NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Geçmişte sosyal hizmetler genel müdürlüğü diye bir genel müdürlük vardı. Bunların bakım merkezleri vardı. Daha sonra aile ve sosyal politikalar bakanlığı olarak değişti. Şiddet geçmişte de vardı günümüzde de var aslında ama bu birazda minimize edilmeye başlandı. Teknolojiyle beraber kamera sistemi ile personel yedi yirmi dört gözetleniyor.  Bazen şöyle bir durum da olabiliyor mesela çocuk dışarıda veya aile içinde bir şiddete uğruyor ve kurumların üzerine atılıyor. Basında bu çok popüler bir haber olduğu için bunun üzerine hemen atlıyor. Bunlarla da karşılaşabiliyoruz. Araştırdığımız zaman gerçeği fark ediyoruz. Özellikle sizden ricam bir basın mensubu olarak,  bu tarz haberlerde detaya inmeden karşı tarafı da suçlamamak.

YAKIN ZAMANDA BU TARZ BİR OLAYLA KARŞILAŞTINIZ ? KARŞILAŞTIYSANIZ ANLATABİLİR MİSİNİZ?

Evet karşılaştık biraz da basına yansıdı yansımadı gibi. Bir aile çocuğunun nerde şiddet gördüğünü bilmiyor bende kendileriyle görüştüm. Serviste mi mahallede mi, okulda mı bilinmiyor ama ortada bir şiddet var. Eskiden bakım evlerinde ya Allahın delisi şimdi bu deliyle ne uğraşacağım gibi söylemlerle şiddet uygulanıyordu bunlar bilinen şeyler. Ama hakikaten bu anlamda duyarlı ve güzel bir nesil yetişiyor. Şiddet olayları bu sayede de biraz azaltıldı. Yurtdışında dünyadaki uygulamalar da ortada tabi onlar bizim çok çok ötemizde ama orada da oluyor. Bu biraz toplumun bilinçlendirilmesiyle alakalı.

PEKİ BATMANDA VAR MI BİLDİĞİNİZ ŞİDDET UYGULAYAN KURUMLAR ?

Bu konuda direk kurum bazlı konuşamayız bu bireysel bir şeydir . bu tamamen kişiyle ilgili. Okullarda da şiddet uygulanıyor.  Görüyoruz bazen sosyal medyada. Böyle bir durumda tüm okulu suçlu sayamayız. Genelde şiddet olayları da servislerde geçiyor. Çünkü servis şoförlerimiz nu konuda hakikatten eğitimsiz. Alıyorlar çoçuğu servisin içine atıyorlar oturmadığında şiddete mazur kalıyor. Yani öğretmenden çok servislerde sıkıntı var.

ÖZEL EĞİTİM MERKEZLERİNDE HANGİ NİTELİKLERİ BARINDIRAN HOCALAR OLMALI? MANEVİYAT YÖNÜNDEN NASIL HOCALAR TERCİH EDİLMELİ?

Her şeyden önce sevgi olmalı. O çocukları kendi çocuğunuz gibi görmelisiniz. Hocalar lisans mezunu, dal öğretmenleri.  Bunlar diplomalı insanlar tabi ama sevgi, merhamet olmazsa olmaz tabi ki.

BİLİMSEL VERİLERLE KONUŞACAK OLURSAK BATMANDA NE KADAR ENGELLİ VATANDAŞIMIZ VAR?

Ne yazık ki elimizde net bir veri yok. Sizde biliyorsunuz kamuoyunda şu konuşuluyor nüfusumuzun 12.99 ‘ u engelli diye fakat bu çok ta sağlıklı bir veri değil aslında. Bu Sanırım 2000 yılında TÜİK tarafından yüzeysel olarak yapılan bir araştırma. Biz bu oranın daha da yüksek olduğunu düşünüyoruz. Çünkü son yıllarda engellilerin haklarıyla beraber araç alımı olsun evde bakım hizmetleri olsun v.s vatandaşta bunlardan faydalanmak için başvuruyor. Bunlara bakarak biz ilimizde 2000’in üzerinde engelli vatandaşımızın olduğunu düşünüyoruz.

DERNEKLERİN FAALİYETLERİ NELERDİR?

Biz batmanda sivil toplum olarak 1998 yılından beri faaliyetler yürütüyoruz. Çalışan dernekler olarak engellilerin ihtiyaçlarına karşılık vermeye çalışıyoruz. Belediyeyle valilikle bu sebepten dolayı sürekli istişare halindeyiz. Tekerlikli sandalye ihtiyacı varsa vatandaşın yönlendirmeler yapıyoruz. En son 3 aralık engelliler gününde belediye başkanımızın da katkılarıyla 50 tane tekerlikli sandalye dağıtıldı. Engellilerimizi her yıl tatile götürüyoruz. Aileleriyle beraber. Hiç deniz görmemiş olanlar olanları denizle kavuşturduk, 2007 yılından beri toplumun bilinçlendirilmesi duyarlı kılınması amacıyla paneller yapıyoruz, SODES kapsamında yaptığımız meslek kursları var.

BİLDİĞİNİZ ÜZERE AKRABA EVLİLERİN SONUCUNDA ENGELLİ ÇOCUK DOĞMA RİSKİ NORMAL BİR EVLİLİĞE GÖRE DAHA FAZLA. BU KONUDA SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Biz 2009 yılında böyle bir panel yaptık ‘o engel doğsun mu diye’ bu günümüzde de çok tartışılan bir konudur çünkü Ortadoğu coğrayasında çok sık rastlanan bir konudur. Gelişmiş toplumlarda bu oran hemen hemen yok gibi bölgesel düşündüğümüzde ise bizim bölge ile Marmara, ege olarak ta farklılık gösterebiliyor. Bizde birebir akraba evliliklerine karşıyız aslında. Çünkü iki yabancı insanın evlenmesinde doğacak engelli çocuk riski atıyorum yüzde 10 ise akraba evliliklerinde bu oran yüzde yirmi yada otuza çıkıyor. Bizim aldığımız veriler bu şekilde tabi artık bilimle beraber gebelik döneminde çocuğun engeli  olup olmadığı anlaşılabiliyor. Ve o çocuğu aldırmak mı doğru engelli olarak doğurmak mı ? Biz bunu tartışıyoruz.

PEKİ SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ BU KONU HAKKINDA?

Ben şöyle söylüyorum. Dünya bir tiyatro sahnesi ve herkese birer rol biçilmiş. Sınavın bir parçası diye adlandırıyorum ben. Çünkü birçok kesim sağlıklı bir birey yetiştirelim 2. Dünya savaşında Adolf  Hitler’in yaptığı gibi tek bir ırk, sağlıklı bir ırk olsun diye. Biz buna karşıyız.  Ben bu durumda  Stephen  Hawking örneğini veriyorum. Boyundan aşağısı tutmuyor ama dünyanın bir numaralı fizikçisi. Dünyayı aydınlatan kişidir kendisi ve felçlidir ve boynundan aşağısı tutmuyor. Biz bu insanın doğumdan önce engelli diye aldırsaydık bize onun bilgilerini bu gün kim aktaracaktı? Diyanet gebelikte iki üç aya kadar alınmasında bir sakınca olmadığını söylüyor dinen ama biz bir engel doğacaksa o engel doğsun diyoruz belki de o bize çok şey gösterecektir. Tek tip insana karşıyız

SON OLARAK OKUYUCULARIMIZA NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

Biz duyarlılık istiyoruz. Toplumda hareket ederken bu toplumda engelli vatandaşlarımız var anlayışıyla hareket etmelerini istiyoruz. Yasa, yönetmelikle falan değil vicdanen. Bir arkadaşımızla sinemaya gidelim istiyoruz mesela. Sadece yasalar uygulansa çok şey hallolur. Bürokratlarımız yasaların önünü tıkıyorlar. Bu bakımdan duyarlılık bekliyoruz, hayatımızı kolaylaştırınız diyoruz.

Kaynak: Editör:
Etiketler: ENGELLİLER, ÜZERİNE,
Yorumlar
Haber Yazılımı