Yazı Detayı
21 Ağustos 2019 - Çarşamba 16:40 Bu yazı 204 kez okundu
 
KAVRAMSAL SANATIN SERÜVENİ İLE “SANAT NE DEĞİLDİR?”
Nalan Koluman
batmanolay@gmail.com
 
 

Eski kültürlerde toplumlar sanatın ne olması gerektiğiyle ilgili kararını sanatçı üzerinde hegemonik bir tavırla inşa etmekteydi. Üretilecek sanat eserinin konusu, tekniği, biçimi ve kullanılacak malzemeler gibi sanatın temel bileşenleri sürekli denetim altında tutulmaktaydı.  Buna paralel olarak sanat yapıtının dinsel, eğitsel, benzemeci, eğlendirmeci, yergileyici ve pragmatik gibi nitelikleri yine toplum ve otoritesi tarafından yürütülmekteydi. Bu konuda özellikle resim sanatı tarihine bakıldığında ressamlar yaratıcı bir sanatçıdan çok yetenekli bir zanaatçı gibi görülmekteydi. Ortaçağ Avrupası’nda ressamların resmi bir sanat eğitim ortamının olmayışından kaynaklı alaylı yetişmesi sanat ve zanaat karmaşasını yaratmaktaydı. O dönemlerde ressamlar bir işçi gibi kilise ve katedrallerin birer duvar süsleyicisi görevindeydi. Rönesans Avrupası’nda sosyal ve pozitif bilimlerde gerçekleşen yenilik ve ilerlemeler sanat alanında olumlu bir adım olmuştur. Ressamlara kendi bünyelerinde sipariş üzeri resimler yaptırarak sürekli bir çalışma ortamı sağlayan işverenler yok olmaya başlamıştır.

19. Yüzyılda ressamlar, müzeler ve galeriler aracılığıyla toplumun ulaşabileceği kimseler haline gelmiştir. Çalışma ortamının değişmesiyle beraber sanatçılar farklı arayışlar içerisine girerek, konu, teknik, biçim ve malzemelerle ilgili yaratıcı adımlar atmışlardır. Sanat eserleri herhangi bir objenin en güzel haliyle çizilmesinden çok, ifade etmeye çalıştığı anlam ve değerle ön plana çıkmaya çalışmıştır. 20. yüzyılda “fikir görselden önce gelir” düşüncesiyle “kavramsal sanat” ortaya çıkmıştır.

Fransız/Amerikalı sanatçı Marcel Duchamp’ın 1917’de en çok bilinen eseri, pisuvarı ters çevirerek “Çeşme (Fountain)” diye sergilemesi sanat camiasında büyük bir yankı uyandırmakla beraber kavramsal sanat için bir kavşak noktası olmuştur. Duchamp ve arkadaşları için sanatsal bir üretim için öncelikli olarak fikrin geldiği, doğada hazır bulunan herhangi bir objenin de sanatçının yüklediği semantikle sanatsal bir değer taşımaktaydı. Kavramsal sanat zamanla güncel sanatın temelini oluşturup, toplumsal kaygı ve sıkıntıları ele alarak protest bir tavırla sıra dışı malzemeler ve sergileme biçimiyle ilerlemiştir. Sanatın geldiği bu noktada “Sanat nedir?” sorusu semantik değerini yitirip, “sanatın ne olmadığı” tartışmaları sanatçı ve sanat eserleri için bir odak noktası haline gelmiştir.

 
Etiketler: KAVRAMSAL, SANATIN, SERÜVENİ, İLE, “SANAT, NE, DEĞİLDİR?”,
Yorumlar
Haber Yazılımı