Yazı Detayı
03 Temmuz 2019 - Çarşamba 14:26 Bu yazı 791 kez okundu
 
SANAT - SANAT ESERİ - SANATÇI
Nalan Koluman
batmanolay@gmail.com
 
 

Sanat, imgelem ve usunun entegrasyonuyla sanatçı tarafından özel, özgün ve özgür bir şekilde ifade edilmiş bir eylemdir. Sanat eseri, sanatın gerekleri dâhilinde işleyen, onu var eden bir sahibinin olduğu, bu sahibinin de içinde olduğu her türlü ontolojik koşullarda ortaya koyduğu özel üründür. Sanatçı ise sanatı kendinde var eden ve sonrasında bu varlığı sanatın olmazsa olmazlarından olan spesifik, kendine haslılık ve özgürlüklü bir yaklaşımla işleyen özel bir kimliktir.

İnsanlık tarihi boyunca hemen hemen her toplumda bilinçli ya da bilinçsizce üretilmiş; belli koşullarda insan elinden çıkmış eserlere tanık olunmaktadır. Nitekim bu toplumlara ait sanat eserleri arasında kimi zaman kısmi benzerlikler fark edilse de bunların aynı duyguya, aynı mantığa dayandığını düşünmek çiğ bir düşünüş olacaktır. Elbette toplumlar, toplu oldukları süreç boyunca gerek ekonomik gerek siyasi; gerek coğrafik gerek kültürel alanda mütemadiyen bir bağlantı içerisinde olmuşlardır. Sayılan birçok sebep ya da koşul, toplumlar arasında sıkı ya da gevşek alışverişler meydana getirmiştir. Süreç dâhilinde bağlantı ilişkileri, ortaya koydukları sanat anlayışlarına epeyce etki etmiştir.

Sanat eserlerine siyasi, ekonomik, sosyal, dini, geleneksel, coğrafik gibi birçok durum sebep etkilerdir. Bu ontolojik etkiler sanat eserleri arasında kimi zaman çok bariz görülecek, kimi zaman da fark edilmeyecek kadar az etkilemiştir. Bunu doğal dışı bulmak insan doğasına, toplum yapısına ters düşecektir.

Toplum, yapısı gereği dinamik bir varlıktır. Bu dinamizm, hareketliliğini sekteye vurmadan her geçen zamanda bir şey ya da bir şeyler daha kendine katmıştır. İnsan topluluklarının sanat yapılanmaları da bu dinamizmin etrafında şekillenmektedir. Bu apaçık olan bir durumdur. Sanat eserleri dönem boyunca toplumların belirli inançları doğrultusunda üretilmiştir. Bu inanç, kesindir ki toplumlar için sanat konusu yaratarak, sanat eserlerinin ve doğuşlarının ana damar aracı olmuştur. Sanatı üretme sürecindeki inanç manası, toplumlar için doğru varsaydıkları birçok şeydir. İncelendiğinde eserlerdeki inanç manası kendisini hemen ele vermektedir. Bazı toplumlarda sadece iktidar (dinsel, siyasal, ontolojik) konusunu çalışıp iktidarın yüceliğini ya da aksini işleyerek çalışmıştır. Dini yüceltme, bireysel ya da toplumsal zafiyetler ve egolar, savaşlar (bireysel, psikolojik, kültürel, siyasal, topluluksal, coğrafik, dinsel iktisadi vb.), saf bir doğa gibi birçok sayılabilecek sanatsal üretim, sanat yelpazesini genişletmiştir. Bu konular zaman geçtikçe kendine has üsluplar oluşturmuştur. Sanat eserlerinde üslup, aktarılacak alandaki varlığın var olma boyutundaki biçiminin sanatçı elinden çıkmış halidir.

Hal bazen varlığı olduğu gibi aktarmak, bazen bozmak, kırmak, yıkmak bazen sadece imgelemine göre işleyişi, bazen us’a göre işleyişi, bazen imgelem ve us gücünün birleşimi, bazen de sanatçı için bir hiçliğin ifadesi olan ama sebebini fark ettirmeyecek kadar gizli olan hiçliğin altında yatan bilinçaltıdır. Bir hal daha var ki; bu da toplumsal alandaki psikolojik, siyasal, kültürel ya da iktidari ambargodur. Buna zaman boyunca yeterince tanık olundu. Sanat, sanat eser ve sanatçı bağlı oldukları toplumun stabil inançlarına isteyerek ya da istemeyerek, bilerek ya da bilmeyerek uyup üretime geçmiştir. Bu üretim özgür ve özgün bir üretim değildir. Sanat eserinin, sanat ve sanat eseri olma yolundaki koşullarını zedeler.

 
Etiketler: SANAT, -, SANAT, ESERİ, -, SANATÇI,
Yorumlar
Haber Yazılımı