Yazı Detayı
06 Kasım 2018 - Salı 12:07 Bu yazı 787 kez okundu
 
Yoksulluk
 
 

 

Kış, bu yıl kendini erken htirdi. Yağmur durmak bilmeksizin yağmaya başladı. Evsiz insanımız ne yapsın. Gece dışarıda dolaşırken,  yol kenarında avuç açıp dilenen minik elleri görünce halime şükrediyorum. O soğuk havada, incecik battaniyeye sarılmış üç beş çocuklu aileler, yürek burkuyor. Çoğu da kendi memleketlerini terk etmek zorunda kalmış, gariban insanlar. Bizler sıcak yataklarımızda yatarken, o insanlar kim bilir ne zorluklar içerisinde yaşamlarını sürdürüyorlar.

Yoksulluk, üst safhada seyrine devam etmektedir. Bu seyirde oluşacak yıkımları bir hayal edin. Evsiz aile çocuklarının akıbeti ne olacak, bunlarda tıpkı bizim çocuklarımız gibi, büyüyüp filizlenecekler. Ya sonrası...

Sadece evsiz aileler değil bu sıkıntıya maruz kalan, evi olup da evine ekmek getiremeyen nice yoksul vatandaşımız var memleketimizde. Bizler en azından  elimizden gelen yardımı yaparak , onların ocaklarının tütmesine yardımcı olmalıyız .

Özellikle memleketimizin İluh Mahallesi, ipragaz mahallesi ve çamlıca mahallesi sakinlerinden bir kaç aile yardıma muhtaç durumda. Geçimlerini zor sağlayabiliyorlar. Kimisi inşaatta amelelik yaparak, kimisi gündüz belki utandığı için akşam saatlerinde hava karardığı vakitte, dışarı çıkıp çöpleri eşeleyerek, bulduğu bir kaç parça karton veya plastik şişeyi toplayarak geçimini sağlayabiliyor.

Bütün bunlar yaşanırken, bizler bu film karşısın da sadece seyirci kalıyoruz. Bu devirde ekmek aslanın midesine inmiş vaziyette iken, ancak kendi geçimimizi zor sağlayabiliyorlar.

Bir kaç gündür, batmanda derin bir sessizlik hakim. Bilmem fark edebildiniz mi? Akşamları kimseyi caddelerde göremez oldum. Bu sessizliğin tek gürültülü mekanları kafeler oluşturuyor. Akşam vakitlerinde hava iyice soğumaya başlıyor, yurdum insanı soluğu işten geldikten sonra ya kahvehane de ya da kafeler de alıyor. Memleketimizde tek sosyal aktivitesi olan yerler orası. Evde oturup da ne yapacaklar, hele kışın ev ortamı çekilmediği için olsa gerek. Yine bu mekanların önünde dilenen çocuklar yahut ellerinde kağıt mendil satmaya çalışan minik elli yavrularımız. Kimse bunlara aldırış bile etmiyor. Yaşları 7 ila 10 daha azda olabilir. Ama yinede o tablo karşısında, insanın acıma duygusu yeşeriyor. Böyle soğuk havalarda bu yaştaki çocukların, böylesine bir yaşam sürdürmeleri hakikaten iştah açıcı değil. Yaradan yardımcıları olsun.

Geçen akşam, Batman parkın karşısındaki soraçan avmnin bitişiğindeki araba park etme yerinde bir Suriyeli bir aile ile karşılaştım . Çocuklarını ince bir battaniyeye sarmış, etraftan geçen insanlara bakıp, Allah rızası için bir sadaka diye el açmaları benim yüreğimi tarumar etti. Çok üzüldüm bu durum karşında. Bir an düşündüm ve bu kanıya vardım. Bir of çektim etrafıma şöyle bir bakınarak, biz neden bu haldeyiz diye.

Yağmur yağmakta, yerler ıslak, ağaçlar yapraklarını dökmüş üşürken bizler neden üşümeyelim.

Elit kesim diye tabir ettiğimiz sosyal gruplarımız, bu durumun farkındalar mı acaba? Hiç sanmıyorum. O kesim her gece o kafe senin bu kafe benim dolaşıp keyif çatmaya, sağa sola hava atmaya devam ediyorlar. Gerçi bu yaşam stili onların tercihi saygı duymak lazım ama böylesi de değil . Onların yapması gereken, el açan insanımıza yardımda bulunmak onlardan iğrenmemek ve onlardan kaçmamaktır. Ama gelin görün ki durum bundan ibaret değil. Sosyal yaşantımız çok absürdleşmiş durumda. Bunun önüne geçmekte bizim elimizde. Bütün bu yaşanan olumsuzlukları görmezden gelemeyiz. Mutlaka etkili çözümler bulup, hem kendi hayatımıza hem de çevremizdeki yardıma muhtaç insanlara elimizden gelen yardımı yapmalıyız.

 
Etiketler: Yoksulluk,
Yorumlar
Haber Yazılımı